Corona’ya inat, değişim zor değil Sen de başarabilirsin!

Tanıdığımız Dünya pandemiyle temellerinden sarsıldı. Hepimiz evlere tıkıldık kapandık. Sosyal ilişkilerimiz sekteye uğradı. Sevdiklerimizle bir araya gelemiyoruz. Kalabalık sofralar kuramıyor, ruhumuzu besleyen, bizleri dinç tutan sinemalara, tiyatrolara, konserlere, spor müsabakalarına gidemiyoruz.  Kaybettiğimiz şeylerin listesi uzayıp gidiyor.  Sebebi hepimizin artık adını duymaktan sıtkının sıyrıldığı bir virüs: Corona (Covid-19).

Bu bir ilk miydi?

Bilim adamlarının büyük bir kısmı bu virüsün hayvanlardan insanlara geçtiği konusunda hemfikir. Peki insanlık asıl konağı hayvanlar olan bir virüsle ilk defa mı mücadele etmek zorunda kalıyor? Maalesef hayır. Geçtiğimiz on yıllar, yüz yıllar içerisinde hayvanlardan insanlara geçen sayısız hastalık söz konusu: Veba, Ebola, SARS, Domuz Gribi, Kuş Gribi vb. gibi sayısız örnek sayılabilir. Aynı hataları tekrarlayıp; hayvanların kürklerini, yünlerini, sütlerini, etlerini kısaca her zerrelerini sömürebilmek için köleleştirmek ve bu çarpık düzenin sonucu olan virüslerle mücadele etmenin çözümünü de bu canlılara yüksek antibiyotik takviyesi yaparak bulmaya çalışmak en kibar tabirle naiflik, aç gözlülük ve sorumsuzluktur.

Peki bizler bireysel olarak ne yapabiliriz?

Öncelikle kimsenin ne olacağınıne yapacağını dayatmak gibi bir niyetimiz olmadığını söyleyelim. Basit adımlar atarak başlanabilir. Hayatlarımızı sağlıklı, çevre dostu, türcülükten uzak bir noktaya çekmek bizlerin elinde.  Bitkisel proteinlere yönelmek, hayvanlar üzerinde deney yapılmadan üretilen bitkisel bakım ürünleri kullanmak, kullandığımız-tükettiğimiz bütün ürünlerin içeriğinde ne olduğuna bakmak ve bu bileşenlerin elde edilme yöntemlerine dikkat etmek gibi adımları kolaylıkla atabiliriz.

Neden vegan ürünler?

Çünkü hayvan sömürüsüne dayanmıyorlar. Sadece sonuca değil, başlangıçtan itibaren üretimin bütün safhaları üzerinde titizlikle durularak çevreci, hayvan dostu, adil ürünler elde edilmesi prensibiyle çalışılıyorlar. Suni renkler, sentetik kokular, silikon, paraben, karmin (kırmızı renk elde edilmek için kullanılan bir böcek türü!) gibi hem insan sağlığı hem ekosistem için zararlı bileşenlerden, yöntemlerden uzak duruluyor.

Değişim öyle kolay mı?

Eskiden olsa bu sorunun cevabı “evet biraz zor!” olabilirdi. Ama günümüz vegan ürünleri temizlikten, kişisel bakıma, giyimden yeme-içmeye kadar çok geniş bir skalada ve etkileyici sonuçlar veren iyi ürünlerle kendine yer bulabiliyor.

Sonuç: Dünyamız büyük bir değişimden geçiyor sevgili okur. Geçtiğimiz yıllarda çocuklar ve gençlerden oluşan gruplar, Bizlere nasıl bir dünya bırakacaksınız?  Sorusuyla ayaklandı. Tüm dünyada büyük çapta eylemler düzenlendi. Ormanların yakılması, hayvanların mezbahalara tıkılması, okyanusların çöplüğe dönüşmesi, akarsuların fabrika atıklarıyla kirletilmesi vb. yıllardır süregelen ve sadece kendi çıkarlarını güden büyük şirketlerin tekelinde bütün kaynaklarımızı tüketen, dünyamızı çölleştiren, hayvan soylarının tükenmesine sebep olan bir düzen kuruldu. Tüm bunları görmemek için kafalarımızı kuma gömmemiz bile yeterli olmazdı. Bu düzene dur demek sanıldığı gibi zor değil. Yapılması gereken tek şey tüketici olarak bu sistemin bir parçası olmamak ve vegan, çevreci, adil ürünler tüketmeye çalışmak. Pandemi nedeniyle ne kadar sıkılırsak sıkılalım bu süreç bize durup düşünme fırsatı verdi. Değişim zor değil sevgili okur, değişim elzem!

Yukarı Git
İLETİŞİME GEÇİN