Hayvan Deneyleri Sona Ermeli!

Hayvanlar üzerinde deney yapılmasının 12. Yüzyıl gibi çok eski tarihlere kadar dayandığı biliniyor. Farklı hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde kullanılan hayvanlar adeta işkenceye maruz kaldı, sakatlandı ve çoğunlukla öldü. 21. Yüzyıl insanının en büyük özelliği teknoloji çağını yaşaması, dijital dönüşümü başlatması, yapay zekayı hayata geçirmesi değil sadece. Tüm bunları yapan 21. Yüzyıl insanı dünyanın tek efendisi olmadığını, doğayı ve diğer canlıları hiçe sayarak yaşamanın bedelinin her şeyden önce vicdani olarak çok ağır olduğunu anladı.

Bugün geldiğimiz farkındalık boyutunda küresel ısınma, çevre tahribatı, su kaynaklarının azalması, yok olan canlı türlü gibi insanlığın geleceğini de tehlike altına atan ama her şeyden önce gezegenimizi tüm canlılar için yaşanmaz bir yer yapacak büyük sorunların kaynağının insan kökenli eylemler olduğunu biliyoruz. Farkındalık ve bilinç arttıkça, dünyanın her yerinde daha çok insan daha iyi bir dünya için neler yapabileceğini düşünmeye ve hayata geçirmeye başladı. 10 yıl önce sesini zor duyuran ve azınlık olan çevre ve hayvan hakları savunucuları bugün dünyanın en kuvvetli sesleri oldular.

Bu farkındalık zinciri artıkça, daha iyi bir dünyanın mümkün olduğuna olan inancımız da artıyor. Yüzyıllarca kobay olarak kullanılan hayvanların sesini duymamak için kulaklarımızı tıkadık. Ama artık onların sesi olan hayvan hakları savunucuları sayesinde sesleri duyuluyor.

Hayvan hakları uzun ve çok zorlu bir yolculuk yaşadı. 1822 yılında dünyanın ilk hayvanları koruma yasası İngiltere Parlamentosu’nda kabul edildikten sonra 1876 yılında Cruelty to Animal Act (Hayvan Zulmü Yasası) ile hayvan deneylerinin sınırları çizildi. Bu yasalar hazırlanırken bilirkişi olarak görüşü alınan Charles Darwin ‘Bu beni dehşetle hasta eden bir konudur, eğer bir kelime daha edersem gece uyuyamam.’ sözleriyle hayvanlara yapılan eziyetlere karşı çıkar.

Yasalara rağmen başta sağlık ve kozmetik sektörleri olmak üzere hayvanlara uygulanan zalimce deneyler 150 yıl daha devam etti ve devam ediyor… Dünyada birçok ülkede hala kozmetik sektöründe hayvan testi yapılması yasak değil. Kozmetik sektöründe yapılan testlerde canlı tavşanların gözüne ilaç damlatılır, ciltlerine defalarca ilaç sürülür, hamile tavşanlar öldürülür ve daha birçok canice işkence yapılır. Bu işkencelerin sona ermesi için güçlü bir mücadele yürütülüyor.

Hayvan Testi Yapan Kozmetik Markalar Tercih Edilmemeli

Kozmetik sektöründe birçok marka hayvan testi uygulamakta. Bu da binlerce hayvanın canice şartlara maruz kalması ve ölmesi anlamına geliyor. Oysa hayvan testi yapmayan birçok kozmetik marka mevcut. Bu markaların kozmetik ürünleri de dünya genelinde kullanılıyor ve etkili ürünler. Hayvan deneyi yapmayan markalar genelde doğal içeriklerin gücünü iyi değerlendiriyor.

Hayvanlar konuşamıyor ve çektikleri acıları bizlere anlatamıyor diye acılarını görmezden gelemeyiz. Bizlerin vicdanı onların sesi olmalı. Bu caniliğe son vermek bizlerin elinde. Hayvan testleri uygulayan markaların ürünlerini tercih etmemek, hayvan testi uygulamayan markaları tercih etmek, alınan ürünlerde hayvan testi uygulanmadığına dair logo olmasına (cruelty free) dikkat etmek, bu ürünlerin cruelty free bakım ürünü olarak sertifikaları olup olmadığını kontrol etmek ve en önemlisi de ulaşabildiğimiz herkeste aynı farkındalığı yaratmak için çalışmak hayvan testlerinin sona ermesinde en etkin yöntem olabilir. Vegan kozmetik ve kişisel bakım ürünlerin tercih edilmesi de aynı derecede önemli zira vegan ürünler hayvan testlerine karşıdır.

Sarı Çanta olarak, hayvan testine karşıyız, hayvan testi yapmayan markalarla çalışıyoruz. Bu bilincin artması için elimizden gelen desteği vermeyi gezegenimize ve barındırdığı tüm canlılara karşı görevimiz olarak görüyoruz.

Yukarı Git
İLETİŞİME GEÇİN