Mardin day 1

Sadece aşina olduğum renkte bir yere gidecektim ve kaldi ki buraları neden bu kadar ballandıra ballandıra anlattıklarını merak ediyordum. Ne kadar farklı olabilirdi ki bu şehir? Yok yok, kesinlikle abartılmıştır diye düşündüğüm çok olmuştur.

I was wondering very much about Mardin. I would see a familiar tone brown in Mardin, but people always talked so nice about the beautiful city. How different it could be? I was thinking the possibility of exaggeration of Mardin.

20180421_121410.jpg

Geç gittiğimi biliyorum yakın bir yerde olmama rağmen, neden buu kadar geç kalmıştım hiç bilmiyorum. Uzun bir süredir de gitme hayallerimin arasında olup gitmemem, sanırım gidip hemen tüketmek istemeyişimdendi. Bazı güzel şeyleri hızlıca tüketmeyi sevmiyorum, kitabın son sayfalarında okuma hızımı azaltırım, sonunu çok merak etsem de okumayı ertelerim. Bittikten sonraki his o kitabi kaybetmek gibi.

İşte gezimin sonunda eve gelip fotoğraflarıma baktığımda hissettigim şey de böyle bir histi. Sanki fotograflarimi paylaştığım zaman herhangi bir sosyal medyada, o gördüğüm gezdiğim yerleri kaybedecekmişim, tanıştığım insanlardan bahsedersem onları kaybedecekmişim gibi hissettim. Sonra, aslında anılarımı yazmak istediğimi farkettim.

20180420_144044.jpg

I know my first travel to Mardin was late, but I don’t know the reason why I was so late. The reason why I didn’t go to Mardin even it is in my bucket list is that I didn’t want to tick for Mardin in my list. It’s my typical habit that I use it for books. My reading book pace slows when I reach last pages. Even I wonder to read the final, I postpone to read it. The feeling when I finished reading the book is like losing it.

The feeling when I came back to home was the same thing like in the book thing. I felt as if I share even a photo in social media, I would lose all the places I went, all the people I met and all memories I experienced. Then, I realised that all I want was to write them.

oldstreetinMardin

Tek çıktığım yolculuğum birden 4 kişilik otostop/seyahete dönmüştü. Sırt çantalarımızla Midyat çıkışı Mardin yolunda otostop çekerken yeğenini istemeye gelecek olanları karşılamaya havaalanına giden Midyatlı abi bizi arabasina aldı. Midyat ile Mardin arasinda da güzel köy manzaraları eşliğinde geldik, Mardin yazısının olduğu yerde indik, arkadaşlarla çok sohbet de edememiş olsak bile, sehiriçi minibüsine binip eski mardinin yolunu tutmaya hızlıca karar verdik.

My lonely travel suddenly turned into a-four-people travel-hitchike. While we were waiting in the road to Mardin for a car to pick up us, a car stopped. The driver of the car eas going to the airport to meet his guests would ask for the girl’s hand for their son to his niece. There was a beautiful village nature between Midyat and Mardin. The moment we get off the car I saw the popular city name logo in a park. It was telling us we were in the city centre. Even We didn’t talk much about what we are going to do, we managed to decide to take a minibus to old Mardin.

İndiğimiz yer Cumhuriyet meydanıydı. Arkadaşlarla ne yapacağımızı kararlaştırdık onlar bekleyeceklerdi. Uçurtma festivalinin olduğunu da onlardan öğrendiğim universite öğrencisi üç arkadaşımdan telefon numaralarını aldıktan sonra ayrıldım çünkü, eski Mardin’in o beni çeken sokaklarında avare avare dolaşmak istiyordum. Daha saat erkendi öğlen iki gibiydi, evet çok yeri gezebilirdim Mardine çok çalışmıştım her yerini gezmeliydim.

20180420_144055

The place where I get off was ‘Cumhuriyet Meydanı –means Republic Square. After deciding what were going to do next, they said they would wait and join to the cortege of the festival. I had learned ‘the kite festival’ from them. I took their phone numbers and I left to be lost in those streets -were calling me- of Mardin. I was lucky because everything was like in the plan, I could visit each places I would like to see and time was just 2 p.m. I had studied about Mardin before starting the travel and I should see the places in my bucket list.

Bir şey oldu zinciriye medresesine doğru çıkan o yol birden, çok dik geldi ve geri döndüm. Açık bir hava vardı sıcaktı da. Her yerde turist kafileleri vardi. Isparta, Konya ve daha nereden geldiklerini bilmediğim farklı yaş gruplarında çok sayıda turist vardi. Birilerinin gittiği yönde buldum bir an kendimi, mesela bir kafilenin Konya’dan geldiklerini o zaman öğrendim. Sonra yorulup tekrar araç trafiginin olduğu caddeye soğru yukarı yürüyüp mezopotamyaya karşı bir kahve içmek istedim. Kahvemi içtiğim yer manzarası kendine has bir kafeydi.

Something happened the way goes to Zinciriye Madrasah was a bit steep than I expexted, so I changed my mind and I started to walk around downhill. The weather was clear and hot. I saw lot of tourist groups their age groups were different and came from the places like Konya, Ispart and several cities. As in example, I learned. When I felt I was tired, I gifted me a coffe time in front of the view of Mesopotamia. The place I drank a Turkish coffee had an original view to this sweet moment.

20180420_150248

Zaman kaybetmeden çıktım görmem gereken daha bir sürü yer vardı. Sonra bir çay bahçesine girdim yine ayrı bir manzara. Bu kez de çay içerek mezopotamyaya karşı, o sokaklarında tarih kokan mistik şehir Mardini izledim. Müze kapanmadan Sabancı Müzesine doğru gitmek istedim fakat bir problem vardı. Festival kortejine yakalanmıştım. Kortejin içinden sıyrılarak geçip çıkmak isteğim olduğu için bir yerden kaynak yaptım ve sonuna doğru illerliyordum neredeyse başarmıştım da. Ta kii geçmeme izin vermeyen bir arkadaşa kadar. Daha önce tanımadığım birisi gayet sıcakkanlılıkla yaa boşver geçme naapacaksın gel katıl deyince belki de asıl Mardin serüvenim o an başladı.

IMG_20180422_124005_393[1]

As soon as I drank my coffee, I went on walking around but that was so short. In five minutes, I stopped in another cafe to drink a glass of tea. This time I drank a glass of tea among the history smelling streets, in the view of Mesopotamia in Mardin. In my plan, I would go to Sabancı Museum before it would be closed, but there was a problem. I found me in the cortege of the festival. I should pass into that direction but I couldn’t get the permission from a friend whom I met in that moment was in the cortege. He asked me to join their group in the cortege saying “what would you do? c’mon join us.” Maybe that moment was an important step for another part of my Mardin adventure.

Yaklaşık beş saat boyunca tanışmadığım birlikte eğlenmediğim insan, çekmediğim halay, oynamadığım oyun (reyhani-bilmiyordum orada oynamış bulundum) kalmadı, dilek feneri de uçurdum, dilek fenerinin uçurulmasına yardımcı oldum, birkaç kez yanma tehlikesi de yaşayıp birkaç kez de dilek fenerinden yanmaktan kurtardıklarım oldu. Genelde bizim o otostop tayfasıyla çantalarımızı ortaya koyup etrafında eğlenmiştik. Kimler mi tanışmıştım; öğretmenler, doktor, mühendis, hemşire, mümessil, üniversite öğrencileri, mülteci kamplarında gönüllü hizmet veren arkadaşlar ve ikinci sınıf öğrencisi Nurettin –kendisi ingilizceyi ve dansı bırakmayacağının sözünü verdi, ve yazamadığım kadarlar (kaldıysa aklıma gelmeyenler kusura bakmasınlar). Nurettin demişken, dans ettikten sonra kaybolup sonra beni bulan ve oturup bir yerde kendisiyle sohbet ettiğim 9 yaşında ilkokul 2.sınıf öğrencisi arkadaşım. Dansı ve İngilizceyi bırakmayacağının sözünü aldım ve evine gitti.

IMG-20180426-WA0072

Nearly five hours from 3 p.m. to 8 p.m. , I had fun with my new friends, I danced the halay, reyhani- a local dance in here- and flied sky lantern. I helped others to fly sky lantern and tried not to burn and also I saved some lifes because of sky lanterns. I enjoyed with my hitchhiking team(ömer,özcan,serhat) as leaving our backpacks in the center of halay or other dancing things and all funny activities. Whom I met in my first Mardin day are from different jobs such as, doctors, teachers, engineers, nurses, representatives, university students, some voluntaries in refugee camps and the second-class student- Nurettin who was my dance partner for a short time. After our dance with Nurettin, I couldn’t get a chance to talk thirty minutes and then he found me and I talked to him. I get the promise from him not to give up dancing and English then he went to his home.

Gün sonunda arkadaşlarıma da yer bulabilecek kadar çevre edinmiştim. Couchsirfing ten kalacak yer ayarladığım yere, yine en son gün sonunda minibüste tatlı hoş sohbetimi ettiğim ve hatta bana en güzel anılarımı yazmak için çantasından bir not defteri hediye etti, yarıda kalan sohbetle birlikte, doğru gitmek için ayrıldım.

At the end of the day I had a big friendahip enviroment in Mardin. I left the old Mardin to stay with a friend on Couchsurfing within an unfinished nice talking to a friend who gifted me a small notebook to write my best memories.

saricanta

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.